Giriş: Osmanlı’da Şeyhülislamlık Osmanlı’nın ruhunu taşıyan adalet sistemi, yalnızca kanun maddeleriyle değil, vicdanı temsil eden makamlarla şekillenmişti. Bu makamların en yücesi, halkın ve sultanın üzerinde ahlaki denetim gücüne sahip olan şeyhülislamlık idi. Şeyhülislamlık, yalnızca fetva veren değil; hukuku ruhuyla yorumlayan, ahlaki meşruiyeti tesis eden bir otoriteydi. Ne var ki, bu makam zamanla hikmetten kopup, sarayın bir uzantısına dönüştüğünde sadece kurum değil, adaletin kalbi de yara aldı. Ve bu yara, medeniyetin çöküşünün başlangıcına dönüştü. 1. Şeyhülislamlık Makamının Önemi Şeyhülislamlık, Osmanlı’da yargı, fetva ve eğitim gibi temel alanları şekillendiren bir otoriteydi. • Kanunnameler ve fetvalar , şeyhülislamın onayı olmadan yürürlüğe giremezdi. • Kadıların yanlış hükmü için son merci Divan-ı Hümayun’da padişah huzurunda değil, şeyhülislamın fetvasında aranırdı. • Sultanın bile adalet dışı uygulamaları, bu makam...