Geçtiğimiz günlerde genç yaşına rağmen siyasetin çeşitli kademelerinde görev almış biriyle uzun bir sohbet ettim. Memleket meselelerine ilgiliydi, heyecanlıydı ve ülkenin geleceğine dair güçlü fikirleri vardı. Konuşma ilerledikçe konu toplumun yapısına, gençliğin yön arayışına ve Türkiye’nin geleceğine geldi. Ben, sivil toplum kuruluşlarının öneminden, insan yetiştirmenin değerinden ve toplumun kendi iç dinamikleriyle ayakta kalabilmesinin neden hayati olduğundan söz etmeye başladım. Bir süre dikkatle dinledi. Ardından sakin ama net bir şekilde şöyle dedi: “Bizim gibi ülkelerde asıl güç siyasettir abi. STK’lar gelişmiş ülkelerde etkili olur. Türkiye’de belirleyici olan şey siyasettir. Makam sahibi olmak veya paraya ulaşmak istiyorsan siyasetten başka yol yok.” Bu düşünce bugün birçok insanın zihninde karşılık buluyor. Çünkü uzun zamandır gücü yalnızca siyaset üzerinden okumaya alıştık. Etkiyi makamla, katkıyı yetkiyle, topluma hizmet etmeyi ise çoğu zaman resmi görevlerle eş anla...