Lider nerede yürür?” Ağustos ayının son günlerinde bu yazıyı kaleme aldığımda, ardından on yazı daha geleceğini ve başlangıç için yazdığım metnin sona kalacağını işin doğrusu bilmiyordum. Başarının gölgesini, liderin çevresindeki sessizliği, söylenemeyen itirazları ve karar masasına ulaşamayan gerçekleri konuşurken, aslında hep o ilk sorunun etrafında dolaştım. Şimdi dönüp baktığımda, bu yazının neden finale kaldığını daha iyi anlıyorum: Mesele yalnızca liderin nerede yürüdüğü değil, yürürken kimi gördüğü, kime söz hakkı verdiği, kime dokunduğu ve kimseyi geride bırakmadan nasıl yol aldığıymış. Bu yüzden diziyi başladığım yerden tamamlıyorum; ama bu kez sorunun yanında bir soru daha var: Lider çekildiğinde, birlikte yürüyenler yollarını bulabilecek mi? Bazı insanlar yolu açar, bazıları yolu gösterir; gerçek lider ise yolun sonunda yalnızca kendi izinin değil, birlikte yürüyenlerin ayak seslerinin kalmasını ister. Hepimizin okuduğu veya duyduğu kurt sürülerine dair dilden dile d...