Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİLGİNİN EDEBİ: HADDİNİ BİLMEK

  “…Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır.” (Yûsuf, 12/76) İlmin İlk Meyvesi: Tevazu İnsan öğrenmeye başladıkça aslında büyüdüğünü zanneder; fakat biraz daha derinlere indikçe başka bir hakikatle karşılaşır: Bildikleri çoğaldıkça, bilmediklerinin de ne kadar geniş bir deniz olduğunu fark eder. İşte ilmin insana kazandırması gereken ilk güzellik burada başlar: Tevazu. Yani insanın, bildikleriyle övünmek yerine, bilmedikleri karşısında mahcup ve dikkatli durabilmesi. Bilgi, Makam ve Sorumluluk Çünkü bilgi, insanın başkalarına tepeden bakması için değil; hakikate biraz daha yaklaşması için verilmiş bir nimettir. Makam da böyledir, tecrübe de, servet de… Bunların hiçbiri kişiyi yanılmaz yapmaz; sadece sorumluluğunu artırır. Onun için imkân büyüdükçe mesuliyet de büyür. Yetki arttıkça hesap ağırlaşır. Bilgi çoğaldıkça da insanın sözüne, tavrına ve kalbine daha çok edep yakışır. Dinlemek ve İstişare Etmek Hele sorumluluk makamında bulunan bir insan için “Ben biliyorum.” ...