Bugün insanın içine bakmadan dışını düzenlemeye çalışmanın ne kadar beyhude olduğunu bir kez daha görüyoruz. Çünkü dışarıdaki düzen bozulunca, herkes çözümü dışarıda arıyor; oysa bozulma çoğu zaman içeride başlamıştır. Biz bu yazı dizisinde, dışarıdaki gürültünün arkasında büyüyen sessiz çözülmeyi takip ediyoruz.
Görünürlük çağının eşiğini konuştuk: Eşik düşünce, ölçü de düşer.
Gücün vicdanı sessizleştiren dokunulmazlık hissini konuştuk: Hesap sorulmayan yerde vicdan yorulur.
Suçun hukuki değil ahlaki anatomisini konuştuk: Suç, çoğu zaman yasadan önce kalpte başlar.
Şimdi ise bütün bu sürecin en acı meyvesine bakacağız:
Rol model krizine.
Çünkü rol modeller, yalnızca insanlar değildir. Rol modeller, bir toplumun istikamet taşlarıdır. İstikamet taşları yerinden oynadığında, toplum yolu kaybetmez belki; ama nereye gittiğini de bilmez.
Rol Model, Bir İnsan Değil, Bir Ölçüdür
Rol model, kusursuz insan değildir; tutarlı insandır.
Kusursuzluk insana mahsus bir paye değildir. Fakat tutarlılık, insanın iradesidir. Bir insanın rol model oluşu; başarısıyla, şöhretiyle, alkışıyla değil; söz ile hayat arasındaki mesafeyi kısa tutmasıyladır.
Bu noktada ilk büyük kırılma şudur: Görünür olanın örnek kabul edilmesi.
Oysa görünürlük, örneklik doğurmaz. Görünürlük sadece göz önünde olmayı sağlar. Örnek olmak ise gönül önünde durmayı gerektirir. Bugün göz önünde olan çok; gönül önünde duran azdır. Rol model krizi dediğimiz şey, tam da buradan büyür.
Toplum, göz önünde olanı örnek seçince; ölçüyü yanlış yerden kurmuş olur. Ölçü yanlış olunca, doğruyu aramak da zorlaşır.
Temsil Yetki Değil, Emanettir
Temsil, bir makama oturmak değildir; bir emaneti taşımaktır. Emanet ağırdır. Çünkü emanet, yalnızca haklar değil; sorumluluklar da yükler.
Kamusal alanda söz söyleyen kişi, yalnızca kendisini temsil etmez. O söz, bir değer dünyasını çağırır. Toplum, o kişiye bakarak değerleri ölçer. Bu yüzden temsil sorumluluğu zayıfladığında, sadece bir kişinin itibarı değil; temsil ettiği kavramların da itibarı aşınır.
İşte bu yüzden temsilin çöküşü, sessiz bir felakettir. Bina yıkılmaz. Makam dağılmaz. Cümleler yine kurulur. Ama anlam gider. Ve anlam gidince, kurumlar kalır; medeniyet eksilir.
Rol Model Krizi Bir “Güven” Krizidir
Rol model krizi; bir “kişilik” krizi değildir sadece. Rol model krizi; bir “güven” krizidir. Toplum, rol modelinin hatasını affedebilir. Çünkü insan hatalıdır. Fakat toplum, rol modelinin tutarsızlığını affedemez. Çünkü tutarsızlık, ölçüyü kırar.
Peki bir toplumda ölçü kırılırsa ne olur? Doğru ile yanlış arasındaki sınır silikleşir.
İnsan, yanlışı yanlış diye değil; “işine gelmediği için” yanlış görmeye başlar.
Bu, ahlakın ölümü değil belki; ama ahlakın pazarlığa açılmasıdır. Ve pazarlığa açılan ahlak, er ya da geç piyasaya teslim olur.
Örneksiz Büyüyen Kalpler
Rol model krizinin en ağır bedelini gençler öder. Çünkü gençlik, doğruyu kitap sayfalarında değil; hayatın göz hizasında öğrenir. Genç, “nasıl yaşandığına” bakar. Söylenen sözden çok, yaşanan hayatı kopyalar. Örnek yoksa, ölçü de yoktur. Ölçü yoksa, yön de yoktur.
Yönsüz bir gençlik, sadece bireysel bir sorun değildir. Bu, toplumun geleceğinin elinden kaymasıdır. Çünkü gençlik bir toplumun yarını değil; ömrünün devamıdır.
Rol modelsiz büyüyen kalpler, bir süre sonra şunu öğrenir: Başarı, ahlaktan üstündür. Görünürlük, tutarlılıktan daha değerlidir. Söz, hayattan kopabilir. Basit gibi duran bu üç cümle, gerçekte ise bir toplumun içten çöküş programıdır.
Örnekliğin Kıymeti
Medeniyetler, rol model üzerinden yürür. Bir toplumun en büyük sermayesi, örnek insanlarıdır. Bu örnek insanlar; her şeyi bilen, her şeyi yapan insanlar değil; kendini denetleyebilen insanlardır.
Geçmişin hikmeti, “ayıp” duygusunu bir yük değil, bir koruma mekanizması olarak görmüştür. Utanma, ahlakın bekçisidir. Utanmanın bittiği yerde, vicdan uzun süre dayanamaz.
Bugün yaşanan, tam da budur:
Utanmanın yerini “alışma” aldı.
Muhasebenin yerini “savunma” aldı.
Sorumluluğun yerini “hak iddiası” aldı.
Ve böylece temsil, emanetten çıkıp vitrine döndü.
Temsil Yeniden Ayağa Kalkmadan Toplum Ayağa Kalkamaz
Bu yazı, bir kişiyi hedef almak için yazılmadı. Bu yazı, rol model krizini teşhir etmek için de yazılmadı. Bu yazı, bir toplumun ölçüsünü aramak için yazıldı. Çünkü rol modeller çöktüğünde, toplum bağırmaz, toplum susar. Ama suskunluk büyür. Güven çekilir. İtibar erir. Ve en kötüsü: İnsanlar iyiye inanmayı bırakır.
Oysa toplumun direnci, iyiye inanma kapasitesidir.
Bu yüzden rol model krizi; bir sonuçtur.
Görünürlük eşiği düşmüştür. Güç dokunulmazlık üretmiştir. Vicdan sessizleşmiştir. Suç sıradanlaşmıştır. Ve nihayet, temsil düşmüştür.
Bir sonraki mesele şudur: Bu düşüş sadece bireylerin mi, yoksa düzenin mi eseridir? Çünkü bireyleri değiştirmek zordur; ama düzeni onarmadan bireyleri beklemek de boşunadır.
Derin ve konuya vakıf bir dil, öz farkındalığı kokuyor. Kısa cümleler, ahenkli ve konu özeti sunmuş. Yazı tekniği, var. İlk okumada teknik ve derin bir yaklaşım hissi uyandırdı. Edebiyat sen başka bir dünyasın. Hem beyne hem ruha hem hayata dokunabiliyorsun.
YanıtlaSilKaleminize sağlık..
#Saygı #Saygılar
Yorumlarınızı paylaşın notunuz kapsamında;
YanıtlaSilKonu: İşine geldiği gibi davranma hali
Davranış, bir seçimdir. Seçimlerimizi ne şekillendirir; ahlak ve ihtiyaçların kompozisyonu. İhtiyaçlar, sizde hırs oluşturuyorsa gözler kör olur; kalp sesi duyulmaz; ruh aydınlığını kaybeder; vicdan bulanıklaşır.
Zeki insanlar, dünya ve ahiret hayatını dengeye alan insanlardır. Bütün duygularını sağlıklı kullanabilir, bu yüzden zekidir. Konuşması, tespitleri, çözümleme kabiliyeti, yaklaşım, denge... hepsi ahenklidir. Zeki insanlar, özgüven oluşturabildiği için zeki insanları tercih eder.
"Özgüven bir odaya girip, herkesten daha iyi olduğunu düşünmek değildir; o odaya girip kendini kıyaslama ihtiyacı duymamaktır." [Dolaros Connon]
Kimse kimseden üstün değildir. Zekasını kullanan ve kullanmayan insanlar vardır. Farkındalık ve bu yolda gayrette, nasiptir.
Farkındalıklarimizi geliştirmek için seçimler yapar; kitap okur, gezer, yeni insanlar ile tanışır, tecrübeli insanlar ile sohbet eder, çocuklar ile sohbet eder, gençler ile sohbet eder, akrabalarimizla sohbet ederiz. Sonrası, hep bir beyin fırtınası. En son tercihlerimiz oluşur ve hep olusmaya devam eder. Tercihlerimizi ne şekillendirir; saygı, samimiyet, sevgi ve huzur baştadır; ihtiyaç içinde bir parçadır ama ana kütle değildir. Maneviyat yoksa, maddiyat size huzur vermez.
"Dünyada hiçbir şey su kadar yumuşak, su kadar zayıf değildir; ama başka hiçbir şey sert ve güçlü olanı aşındırıp tüketirken, kendisi değişmeden kalamaz." [Lao Tzu]
Dua:
Ey güzel Allah'ım bize hayırlısını mübaregiyle seçme imkanı, sonrasında doğru tercihler ole doğru ortam ve insanlar ile hemhal kıl. Biz senin yardımın olmadan dünya ve ahiret saadetine ulaşacak güce ve iradeye sahip değiliz. Yar ve yardımcınız ol, senden istiyor ve yanlız senden bekliyoruz. Amin..
Nefis farkındalığı, ruh yolculuğuna devam..
#Saygı #Saygılar
Yorumlarınızı paylaşın notunuz kapsamında;
YanıtlaSilKonu: İrade, Ahlâk Ve İslâm’ı Yaşamak
" İnsanlar İslâm’ı oruç ve namazdan ibaret düşünüyor. Aslında;
~ Yaratılan her canlıya merhamet etmek.
~ Yargılamamak ve kıskanmamak.
~ Kötülüğe kötülükle cevap vermemek.
~ Şükredip, tevekkül etmek.
~ Haksızlık karşısında dik durabilmek.
~ Kalp kırmamak, ah almamak.
~ Zorluklar karşısında pes etmemek, insan kalabilmek.
~ Affedebilmek.
~ Ne olursa olsun, temiz kalpli kalabilmek. "
[Dijital İçerik Üreticisi, Gülşah Akyüz]
Rabbimiz Kuran'ı Kerim bizlere ilk ayet "OKU" diyor; tüm ayetlerinde ".....İDRAK ETMEZ MİSİNİZ....." diyor. Zekayı kullanmakta nasip.
"Saf af ve kolaylık yolunu tut; iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir." [A'raf Süresi, 199.Ayet)
Dua:
Ey güzel Allah'ım bizleri maddi ve manevi nasiplendir; ihtiyacımızı sen biliyorsun bizleri maddi ve manevi her konuda şifa nasip et, amin. Nasiplerimizi bize hayırlı mübarek, güzel ve kolay kıl, amin. Dünya ve ahiret saadeti istiyoruz, emanetim 'Senin Cemalin' ile müşerref eyle, amin.
Nefis farkındalığı, ruh yolculuğuna devam..
#Saygı #Saygılar